Ani Şeker Düşmesi Damarlarınızı Tıkayabilir

Veterans Administration on Diabetes Trial (VADT: Emekli Askerler Diyabet Çalışması) isimli klinik araştırmanın, yeni yayımlanan bir alt-analizinde; şeker kontrolü kötü olan tip 2 diyabet hastalarında, ciddi şeker düşüklüğünün, kalp-damar hastalığı ile bağlantılı olabileceği ileri sürüldü.

ABD Phoenix Sağlık Hizmeti merkezinden, Dr. Aramesh Saremi ile bir grup meslektaşının yaptığı çalışma; Diabetes Care adlı tıp dergisinin Ocak sayısında yayımlandı. Çalışmaya göre; standart tedavi grubunda, ani şeker düşüklüğü olan bireylerde, olmayanlara göre, koroner (kalp) damarında tıkanık riski %50 daha fazlaydı.

Dr. Saremi, sonuçların beklenmedik olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sonuçlar bizim için çok şaşırtıcıydı. Yoğun tedavi grubunda ani şeker düşmeleri daha sık olduğu için, bu grupta daha yüksek derecede damar tıkanıklığı görmeyi beklerdik. Ancak, standart tedavi grubunda olan ve ani şeker düşmeleri yaşayan hastalarda, tıkanıklık çok daha ileri durumdaydı. Bu durum, tip 2 diyabet tedavisinin bireye özgü olmasını destekliyor. Özellikle de, diyabeti uzun süredir kötü seyreden yaşlı hastalarda, ani şeker düşmesinin önemine işaret ediyor. Ani şeker düşmesi, yoğun tedavi almayan hastalarda da dikkate değer bir konu olabilir.”

Dr. Saremi; sonuçların kalp-damar hastalıkları açısından, ani şeker düşmesinin bir risk faktörü olduğunu ve bu açıdan, hastaların eğitimine daha fazla önem verilmesi gerektiğini vurguladı. Ani şeker düşmesinin, diyabet tedavisinin anahtar noktalarından biri olduğunu belirten Dr. Saremi; bu sayede, ciddi şeker düşüklüğü ile ilgili maliyetlerin de azaltılabileceğini ifade etti.

Ani şeker düşmesi arttıkça risk de artıyor

VADT çalışmasının ilk sonuçları 2008 yılında yayımlanmıştı. Çalışmaya; tip 2 diyabet hastası olan ve HbA1c ortalamaları %9,5 olan bin 791 asker emeklisi birey katıldı. Bireyler gruplara ayrılarak, her gruba şeker kontrolüne yönelik ilaç tedavileri uygulandı. İnsülin tedavisi; standart tedaviyle HbA1c düzeyleri %9’un altına düşürülemeyen hastalarda; yoğun tedavide ise %6’nın altına düşürülemeyen hastalarda uygulandı.

10 yıllık takiplerin ilk 5 yılına bakıldığında; yoğun tedavi grubunda, standart tedavi grubuna göre, daha az kalp ve damar hastalığı yaşandığı gözlendi. İki grup arasındaki ölüm oranları ise benzer seviyelerdeydi. Bu çalışmaya ait 197 hastanın incelendiği alt-analizde, ortalama 4,5 yıllık takipte; 97 hasta şiddetli ani şeker düşüklüğü (bilinç kaybı ya da tıbbi yardım gerektiren atak) yaşandı. Bu atakların, yoğun tedavi alan grupta belirgin bir şekilde daha yaygın olduğu belirtildi. (Yoğun tedavi grubunda %74, standart tedavi grubunda %21)

Sonuçlar şöyleydi:

* Standart tedavi grubunda ani şeker düşmesi olan bireylerde, olmayanlara göre, koroner damar tıkanıklıkları belirgin şekilde daha fazlaydı.
* Standart tedavi grubunda, şeker düşmesi atağı sayısı arttıkça koroner damar tıkanıklığı riski de artmaktaydı; ancak yoğun tedavi grubunda böyle bir bağlantı yoktu.
* HbA1c düzeyi %7,5’den fazla olan bireylerde, ani şeker düşmesi ile tıkanıklık gelişimi bağlantılı iken; bu düzeyi %7,5 ve daha düşük olanlarda ve ani şeker düşmesi olmayanlarda bir bağlantı gösterilemedi.
* Yoğun tedavi grubunda şeker düşüklüğü ile tıkanıklık arasında bağlantı bulunmadı.

KAYNAK: Diabetes Care, Ocak 2016.

Editör’ün Notu: Bu çalışma bizlere çok şey anlatıyor. Özetle; standart tedavi alan ve ciddi şeker düşüklüğü yaşamayan hastalardaki damar tıkanıklığı, yoğun tedavi alan hastalarla benzer seviyededir. Ancak, ani şeker düşmesi yaşayanlarda damar tıkanıklığı çok daha sık olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum, hücresel düzeyde stres ve damar hücresi işlevinin bozulması ile ortaya çıkmış olabilir. Buna ilaveten, şeker düşüklüğü ile ilgili tüm olguların, yoğun tedavi grubunda daha sık görülmesinden ötürü; bu gruptakiler şeker düşmesinden kurtulmak için daha hızlı hareket etme yönünde daha hazırlıklı davranmış olabilirler. Sonuç olarak; şekeri kontrolsüz olarak düşürmek de şeker yüksekliği kadar zarar verici bir durumdur ve sakınılması gerekir.

Bir önceki yazımız olan D Vitamini Takviyesi Diyabet Hastaları İçin Faydalı Mı? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

www.metabolikcerrahi.com web sitesinin içeriği bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.
www.metabolikcerrahi.com'un içeriği izinsiz ve kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Sitemap - Diyabet - Şeker Hastalığı - İleal İnterpozisyon - Şeker Ameliyatı - Obezite Ameliyatı
go to top