DİYABETİK NÖROPATİ AĞRILARI

//DİYABETİK NÖROPATİ AĞRILARI

Diyabetik nöropati ağrıları için yeni bir umut

noropatik-agrilarDiyabet hem damar hem de sinir hasarına neden olabilen ve sıklığı dünya genelinde her gün artmakta olan bir rahatsızlık. Vücuttaki tüm damarsal yapılarda tıkanıklıklara ve sinir uçlarında hasara neden olan bu hastalık ile ilgili her gün yeni bir yaklaşım ile tanışıyoruz. Son araştırmalardan birisi de; yüksek kan şekerine bağlı sinir hasarı olan hastalara umut olabilecek bir çalışma.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bu çalışmanın sonuçlarına göre; karaciğerdeki hücrelerin büyüme ve gelişmesini sağlayan insan kökenli hepatosit büyüme faktörü (human hepatocyte growth factor-HGF), sinir hasarı olan hastalarda gözle görülür bir düzelme sağlıyor. Enjeksiyon (iğne) yolu ile yapılan bu tedavi sonrasında, hastaların 3 ay boyunca mevcut sıkıntılarında belirgin bir düzelme görüldüğü bildirilmekte. Diyabete bağlı gelişen nöropati ağrılarını önemli ölçüde azaltan tedavinin bir diğer özelliği de; hastalar üzerinde herhangi bir yan etkiye yol açmaması.

Pregabalin veya Gabapentin kullanmayan hastalar için etkili bir alternatif

Çalışmada yer alan uzmanlardan Dr. John Kessler, yaptıkları araştırma hakkında şu bilgileri verdi: “Sonuçlara göre sinir hasarına bağlı ağrıları maskeleyen pregabalin veya gabapentin içerikli ilaçları almayan hastalar, HGF tedavisine çok daha olumlu tepki veriyorlar. Bu bile başlı başına çok önemli bir bulgu; çünkü bazı hastalar bu ilaçları kullanamıyor veya vücutları bu ilaçlara tepki vermiyor. O yüzden HGF enjeksiyonları bu durumdaki hastalar için çok önemli ve etkili bir alternatif olacak.

Amerikan Nöroloji Derneği’nin 2015 yılı toplantısında sunumu yapılan çalışmada; ağrılı diyabetik nöropatisi olan 96 hasta, randomize olarak (rastgele) HGF ve diğer tedavi yöntemlerine ayrılmış ve hastalara iki hafta arayla, birer defa olmak üzere HGF enjeksiyonu uygulanmış. Randomize bir çalışma olması nedeniyle, bilimsel açıdan önemi yüksek olan araştırmanın sonuçları, nöropati ağrısı olan hastaları sevindirecek nitelikte. Çünkü HGF tedavisi alan hastalarda hem ağrı şiddeti ciddi oranda azalıyor hem de buna bağlı olarak uyku kalitesi de artıyor. Bu etkinin kalıcılığı en uzun 6-9 ay olarak ölçülmüş olsa da; araştırmacılar tedavinin etki süresini ortalama 3 ay olarak belirtiyorlar.

Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından birisi de; tedaviye en olumlu cevap veren grubun daha önce hiç pregabalin veya gabapentin kullanmayan hasta grubu olması. Araştırmacılara göre bunun sebebi; pregabalin veya gabapentinin HGF ile arasında bir çeşit etkileşim olması ve bu ilaçların bir şekilde HGF’nin etki mekanizmalarını zayıflatabileceği ihtimali. Araştırmacılara göre; HGF tedavisinin diğer gen terapilerinden ayrıldığı nokta ise; DNA’da kendini belli eden virüs kaynaklı komplikasyonlara yol açma riskinin söz konusu olmaması.

Araştırma süresince 10 hastada toplam 13 komplikasyon meydana gelirken, bunların hiç birinin enjeksiyonla ilgili olmaması dikkat çeken bir nokta oldu. HGF’nin hiçbir yan etkisi olmamasının bu tedavinin en önemli noktalarından biri olduğunu belirten Dr. Kessler; sadece 26 hastada enjeksiyon bölgesinde hafif alerjik reaksiyon görüldüğünü açıkladı. Yan etki görülmemesinin sebebi; tedavinin damar yoluyla uygulanan sistemik bir tedavi değil, lokal bir tedavi olması ile açıklanmakta.

Araştırma sonuçları umut verici

Her ne kadar Dr. Kessler ve ekibi, HGF yöntemini, nöropati ağrılarının tedavisi için kullanılan diğer ilaçlarla karşılaştıran bir inceleme yapmamış olsalar da; elde edilen sonuçlar HGF uygulamasının, en az diğer tedavi alternatifleri kadar, hatta çok daha fazla işe yaradığını gösteriyor. Ayrıca hastaların çoğunun her gün ilaç kullanmaktansa, yılda birkaç defa yapılacak enjeksiyonlar ile daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olduğu araştırmanın açığa çıkardığı bir gerçek. Bu açılardan da bakıldığında, çalışma sonuçlarının, bu alanda yapılacak daha detaylı ve kapsamlı araştırmalar için oldukça umut verdiğini söylemek yanlış olmaz.

2017-08-08T10:06:28+00:00