Şeker Hastalarında Ölüm Oranı Artıyor mu?

seker-hastalarinda-olum-orani-artiyor-muİsveç’te yapılan bir araştırmada, şeker hastası olan erişkinlerin beş yıllık ölüm oranları, toplum geneli ile karşılaştırıldı. Araştırma sonuçlarına göre, erişkin şeker hastalarının ölüm oranları %15 daha fazla.

Dr. Mauro Tancredi ve meslektaşlarının yaptığı çalışma; New England Journal of Medicine dergisinin Ekim sayısında yayımlandı. Araştırma; 55 yaşından küçük olan, kan şekeri kontrolü bozulmuş ya da böbrek fonksiyonları zayıflamış diyabet hastalarında; kalp-damar hastalıkları ve diğer tüm nedenlere bağlı olarak, ölüm oranlarının önemli ölçüde yüksek olduğunu ortaya çıkardı.

Araştırma ekibinden Dr. Marcus Lind’e göre; tip 2 diyabetin erken tanı alması ve tanıdan itibaren risk faktörlerinin kontrol edilmesi ölüm oranlarını azaltıyor. Hastalığın başlangıcından itibaren kan şekerinin kontrol altında tutulması gerektiğini belirten Dr. Lind, sözlerine şöyle devam ediyor: “Diyabete bağlı böbrek hastalıkları ve diğer sorunlara yol açabilecek kan şekeri yüksekliklerinden kaçınılması büyük önem taşıyor. Buna ek olarak; 60 yaşın altındaki bireylere daha fazla odaklanılması gerekiyor. Çünkü bu yaşlarda, şeker kontrolü çok kötü değilken ve herhangi bir böbrek sorunu yokken bile, ölüm riskinin artış gösterdiği görülüyor.”

Tancredi ve meslektaşları; sıkı tansiyon kontrolü, kolesterol ilaçlarının kullanılması, şekerin iyi bir şekilde kontrol edilmesi ve bunun hedeflenmesi, idrarda protein atılımının engellenmesi gibi girişimlerin; şeker hastalarında ölüm oranlarını toplum geneline indirmek için “muhtemelen” yeterli olmayacağı görüşündeler. Bunun yerine; sigarayı bırakma, fiziksel aktivitenin artırılması ve statin kullanmayan hastalarda bir seçenek olabilecek, farklı yağ düşürücü ilaçlar gibi, kalp-damar sağlığını koruyan ilaçların geliştirilmesinin, sonuçları daha da iyiye götürebileceğini belirtiyorlar.

Lind ve meslektaşlarının yakın zamanda yayımladıkları bir başka çalışmaya göre ise; tip 1 diyabet hastalarında kan şekerinin yetersiz kontrolüyle birlikte ölüm riski artış gösteriyor. Araştırmacılar; üç aylık kan şekeri ortalaması %6.9 ya da daha düşük olan hastalarda bile, ölüm riskinin, toplum genelinden iki kat fazla olduğunu belirtiyor.

Diyabetin neden olduğu yan hastalıklar ölüm oranlarını etkiliyor

Yapılan araştırmada; İsveç Ulusal Diyabet Veritabanına, 1998 – 2011 yılları arasında kaydedilmiş, 20 – 90 yaş aralığındaki 435 bin 369 diyabet hastasının verileri; her hasta için, toplum genelinden seçilen; yaş, cinsiyet ve bölge açısından uygun sağlıklı bireyler ile karşılaştırdı. Yaş ortalaması 66 ve %45’i kadın olan hastaların, ilk başvuruda belirttikleri HbA1c ortalamaları %7,1 ve diyabet süreleri ortalama 5,7 yıl olarak belirtildi.

Yaklaşık 5 yıl süren takip boyunca diyabet grubundaki hastaların %17,7’si ve karşılaştırma grubundaki kişilerin %14,5’i kaybedildi. Ölümlerin birçoğunun kalp-damar hastalıklarına bağlı gerçekleştiği çalışma sonuçlarına göre; şeker hastalarında oran daha yüksek. Şeker hastalarının %1,8’inde, diyabetle ilişkili; kan şekerinin düşmesi, böbrek rahatsızlıkları, damarlar ve göz ile ilgili sorunlar da, ölüme neden oldu.

Tip 2 diyabet rahatsızlığı kontrol altında olan ve böbrek fonksiyonları normal olarak belirtilen yaşlı hastaların, toplum genelinden seçilen ve yine böbrek fonksiyonları normal olan bireylere göre, daha iyi hayatta kalma oranına sahip oldukları ifade edildi. Genç şeker hastalarında ise; benzer yaştakilere göre ölüm oranlarının çok daha yüksek olduğu belirtildi. Tüm yaş gruplarına bakıldığında; şeker kontrolünün ve böbrek fonksiyonlarının bozulması ile birlikte, tüm nedenlere bağlı ölüm risklerinde bir artış gözlemlendi.

Diyabeti olan genç ve yaşlı hastalar için klinik yaklaşımlar nasıl olmalı?

Çalışmanın sonuçlarına göre; 55 yaşından genç olan tip 2 diyabet hastalarında, hedeflenen kan şekeri kontrolüne ulaşıldığında ve böbreklerle ilgili bir sorun olmadığında bile; ölüm oranlarının artış gösterdiği ortaya çıktı. Kan basınçları da iyi kontrol edilen bu hastaların, genel olarak kolesterol ilacı kullanmadıkları da belirtiliyor. Tüm bunlara rağmen ölüm oranlarının yüksek olmasını yorumlamakta zorlanan araştırmacılar; bu grupta uygulanacak tedavilerde, farklı yönde iyileştirmelerin olması gerektiği fikrini savunuyorlar.

Öte yandan tip 2 diyabeti olup; kan şekeri düzeyleri iyi kontrol edilmiş ve böbreklerle ilgili sorunu olmayan, 65 – 75 yaş aralığındaki hastaların; toplum geneline göre daha düşük bir ölüm oranına sahip oldukları tespit edildi. Bu yaş grubundaki ölüm oranlarının, güncel kılavuzlarda belirtilen kan şekeri oranlarına ulaşıldığında düşüyor olması ise; kılavuzların faydasını ortaya koydu.

Ölüm oranlarının; genellikle önceki dönemlerde, kan şekeri kontrolünün kötü olmasına bağlı olarak gelişen böbrek sorunları ve belirgin bir şekilde yüksek olan HbA1c düzeyleri ile birlikte yükseldiği belirtildi. 70’li yaşların sonlarında olan tip 2 diyabet hastalarının ölüm oranları ise toplum geneline göre daha düşük olarak açıklandı. Buna karşın böbrek sorunları bulunan ya da kan şekeri kontrolünün zayıf olduğu (HbA1c düzeyi %7,8’in üzerinde) hastalarda, hayatta kalma oranının düştüğü gözlemlendi. Bu nedenle yaşlı hastalarda da diyabet ile ilişkili sorunları önlemeye yönelik çabalara devam edilmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, bunun yaşamsal bir önem taşıdığını da vurguluyorlar.

Çalışmada ölüm oranlarındaki %15’lik artışın önemli ölçüde düşük bir değer olduğu belirtildi. Buna karşın; 2000’li yıllara kadar, tip 2 diyabetli hastaların ölüm oranlarındaki artışın, %100 civarında olduğu bildirilmişti. Yakın tarihlerde Kanada ve İngiltere’deki 14 milyon kişinin katılımı ile gerçekleşen başka bir çalışmada ise; bu oran %40-50 olarak açıklanmıştı. Uzmanlara göre bunun nedeni; ülkeler arasında, uygulanan diyabet tedavileri, beslenme biçimleri, yaşam tarzları ve diğer birçok faktörün farklılık göstermesi. İsveç’teki çalışmada, tip 2 diyabet varlığında bile düşük artış gösteren ölüm oranlarını karşılaştırabilmek için; benzer bilimsel çalışma ve değerlendirmelerin, diğer ülkelerde de gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor.

KAYNAK: Tancredi M, et al. Excess mortality among persons with type 2 diabetes. N Engl J Med. 2015; 373: 1720-1732.

Bir önceki yazımız olan Besin Takviyeleri Zararlı Mı? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

www.metabolikcerrahi.com web sitesinin içeriği bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.
www.metabolikcerrahi.com'un içeriği izinsiz ve kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Sitemap - Diyabet - Şeker Hastalığı - İleal İnterpozisyon - Şeker Ameliyatı - Obezite Ameliyatı
go to top