Tip 1 Diyabet için Umut: Yapay Pankreas

İnsülin; vücuttaki şeker düzeylerinin kontrol edilmesinde çok büyük role sahip bir hormondur ve pankreasta bu hormonun üretildiği hücrelerin bağışıklık sistemince tahrip edilmesi sonucu Tip 1 Diyabet ortaya çıkar. ABD sağlık verilerine göre, 1,25 milyon Amerikalı tip 1 diyabet hastasıdır. Tip 1 diyabet hastalarının, kaybedilen insülini yerine koymaları gerekir. Bunun için hastalara her gün belirli sayıda insülin iğnesi yapılır ya da insülin pompası kullanılarak, deri altına yerleştirilen ince bir tüp yardımıyla insülin uygulanır.
Uzmanlar bu yıl, tip 1 diyabeti olan bireylerde yeni bir teknolojinin faydasını değerlendirmeyi amaçlayan, uzun vadeli bir klinik çalışmanın başlayacağını bildirdiler. Yapılacak araştırmada; şeker düzeyini kontrol etmek üzere tasarlanmış, yapay bir pankreasın kullanılacağı belirtildi. Yapay pankreas, ABD ve Avrupa’daki 9 merkezde, tip 1 diyabeti olan 240 hasta üzerinde, 6 ay süreyle denenecek ve günümüzde uygulanmakta olan tedavi ile karşılaştırılacak. Çalışma sonrası hastalardan 180 tanesi altı ay daha izlenecek.Yapay Pankreas-2

Yapay pankreas nedir?

Yapay pankreas, insan pankreasının bir kopyası değildir. Sistem; derinin altına yerleştirilen bir insülin pompası, yine derinin altına konan, metal bir sensöre bağlı kan şekeri takip cihazı ile yemek, fiziksel aktivite, stres ve uyku gibi durumlarda, ne kadar insülinin gerekli olduğunu belirleyen bir yazılıma sahip akıllı telefondan oluşuyor. Giyilebilir olan sistem; vücuttaki bazı değişimleri tespit edip, kan şekerine göre uygun dozlarda insülin uyguluyor.
Yapay pankreas, ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün sağladığı 13 milyon dolarlık bir fon ile; Virginia Üniversitesi ve Harvard Üniversitesi’nden araştırıcılar tarafından geliştirildi. Harvard Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler Okulu’nun dekanı ve çalışmanın baş araştırıcılarından Fransic Doyle “Temel fikrimize göre; bu sistem, yaşam kalitesini artırabilir. Öte yandan bu sistem, hastalığın kesin çözümü değildir; tip 1 diyabet hastaları için sağlıklı bir hayat ve artmış yaşam kalitesi anlamına gelmektedir.” açıklamasını yaptı.
Yapay pankreasın; kaydetmiş olduğu veriler ile ilgili, bir aydan daha uzun süreli geri bildirim sağlayabildiği belirtildi. Uzmanlar bu sayede; sistemi ve şeker kontrolü sağlayacak modelleri öğrenmenin, adapte etmenin ve ayarlamalar yapmanın mümkün olabileceğini ifade ediyorlar. Francis Doyle, açıklamasının devamında şunları söyledi: “Yapay bir pankreas ile ilgili en büyük zorluk; insan vücudunun doğasındaki belirsizlik. Vücut içerisinde günden güne, saatten saate değişen gerilimler; vücudun insülin tarafından kontrol edilen şekere verdiği yanıtı etkiliyor. Fiziksel gerilim, endişe ve hormonal dalgalanma da, tüm dengeyi değiştirebiliyor. Bu faktörleri kontrol edebilmek için, verileri daha uzun aralıklarla incelememiz gerekiyor.”
Virginia Üniversitesi’ndeki Diyabet Teknolojisi Merkezi’nin direktörü ve araştırmanın diğer baş-araştırıcısı olan Boris Kovatchev “Yapay pankreasın üst düzeyde bir başarı sağlaması için hastanın doğal ortamında yapılan uzun vadeli araştırmalar ile güvenlik ve etkinliğinin ispat edilmesi gerekir. En önemli amacımız; diyabet tedavisi için yeni bir örnek oluşturmak. Yapay pankreas, tek işlevli bir cihaz değildir; hastayı dijital bir tedavi ekosistemi şeklinde saran, adapte edilebilen, giyilebilir bir iletişim ağıdır.” şeklinde konuştu.

KAYNAK: Health Day

Bir önceki yazımız olan Hiperbarik Oksijen Etkili Değil mi? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

www.metabolikcerrahi.com web sitesinin içeriği bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.
www.metabolikcerrahi.com'un içeriği izinsiz ve kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Sitemap - Diyabet - Şeker Hastalığı - İleal İnterpozisyon - Şeker Ameliyatı - Obezite Ameliyatı
go to top