Gizli Şeker
GİZLİ
ŞEKER
Gizli Şeker
GİZLİ
ŞEKER

Gizli Şeker

Diyabet, bir gelişme sürecine sahiptir. İnsülin direncine bağlı olarak şeker dengesinin bozulması, belli belirtilerle anlaşılabilir. Halk arasında “gizli şeker” olarak adlandırılan pre-diyabet hastalığı Türkiye’de birçok insanda görülmektedir. Gizli şeker, bir anlamda diyabetin hazırlık süreci olarak kabul edilebilir. Belirtileri görüldüğü takdirde, daha fazla gecikmeden doktora başvurulmalıdır. Gizli şekere sebep olan alışkanlıklar sürdürüldüğünde, Tip 2 diyabet başta olmak üzere ciddi sağlık riskleri görülebilir.

Gizli Şeker Nedir?

Bilindiği gibi, diyabet kişinin kan şekeri yüksekliği ile tanımlanır. Fakat kan şekeri belli bir oranın üzerinde olup, diyabet tanısı koyacak miktarda değilse kişi pre-diabetik yani gizli şeker hastası olarak tanımlanmaktadır. Gizli şeker, her zaman diyabet ile sonuçlanmamakla birlikte, bu hastalığa sahip olan bireylerin Tip 2 diyabete yakalanma riskinin diğerlerine göre daha yüksek olduğu bilinmektedir. Belirtileri de diyabet ile benzer olmakla birlikte, oran ve sıklık bakımından farklılık olabilir.

Gizli Şeker

Gizli Şeker Nasıl Anlaşılır?

Kişide gizli şeker olup olmadığını anlamak için tokluk durumundaki kan şekerini ölçmek gerekir. Bu hastalığa sahip kişilerde açlık kan şekeri normal seviyelerde seyreder. Ancak tokluk durumunda şeker oranı normal değerlerden farklılık gösterir. Bu durum, bozulmuş glikoz toleransı ile aynı anlamı taşımaktadır. Gizli şekeri tespit etmek için genellikle OGTT olarak bilinen oral glikoz tolerans testi uygulanmaktadır. Bu testlerde, açlık ve tokluk kan şekerleri ölçülerek elde edilen sonuçlar normal değerler ile karşılaştırılır.

OGTT sırasında kan şekeri 100 mg/dl seviyesindeyken 2.saatten sonra 140-199 mg/dl aralığına yükseldiyse, bu durum kişide gizli şeker olduğunu gösterir. 200 mg/dl, bu testte üst limit olarak kabul edilmektedir. Eğer kan şekeri bu ölçünün üzerindeyse, kişi diyabetli olarak tanımlanır. Belirtildiği gibi, 140-199 mg/dl pre-diyabet tanımlaması için gereken ölçüm aralığıdır.

Gizli Şeker Belirtileri

  • Kilo dengesizliği, pre-diabetik sürecin en bilindik belirtileri arasındadır. Aşırı zayıflama veya kilo alma hâli görülüyorsa, kişide gizli şeker olma olasılığı yüksektir.

  • Gizli şeker, tıpkı diyabet gibi vücudun aşırı efor harcamasına sebep olan bir rahatsızlıktur. Bu duruma bağlı olarak hâlsizlik ve yorgunluk görülebilmektedir. Hatta bu durum zaman zaman baygınlığa kadar varabilmektedir.

  • Pre-diyabet esnasında görülen hormonal dengesizlik, ani öfke krizlerine sebep olabilir.

  • Şeker düşmesi, pre-diyabetin en belirgin beliritlerinden biridir.

  • Depresyon, diyabette olduğu gibi gizli şekerde de ciddi bir belirti olarak kabul edilir. Sürekli yorgunluk hâli zamanla depresyona, sosyal izolasyona ve bunun gibi psikolojik durumlara yol açabilir.

  • Gizli şeker hastalarında, özellikle gece saatlerinde ve uyku esnasında yoğun terleme olduğu görülmektedir. Sıcaklıktan bağımsız olarak bir terleme hâli söz konusuysa gizli şekerden şüphelenilebilir.

  • Pre-diyabet sürecinde vücut sürekli olarak su kaybeder. Buna bağlı olarak susuzluk hissi görülebilir.

  • Gizli şeker, tıpkı diyabet gibi göz ile beyin arasındaki damarlara zarar veren bir hastalıktır. Bu duruma bağlı olarak kişide görme bulanıklığı gerçekleşebilir.

  • Ciltteki renk değişimleri de gizli şeker için ciddi bir belirti olarak kabul edilmektedir. Koltukaltında ve ensede renk kararması görülüyorsa pre-diyabet riski yüksektir.

Gizli Şeker Hastalığının Sebepleri Nelerdir?

Kilo fazlalığı, gizli şekerin en çok bilinen nedenleri arasındadır. Aşırı kilolara, yanlış ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak kişide gizli şeker gelişmesi mümkündür. Özellikle bel çevresindeki yağlar pre-diyabet hastalığına sebep olabilir. Ayrıca, gebelik diyabeti de gizli şeker için ciddi bir etkendir.

Gizli şeker, genetik faktörlere bağlı olarak da gelişebilen bir hastalıktır. Ailesinde veya yakın akrabalarında diyabet bulunan kişilerin gizli şekere yakalanma olasılığı diğerlerine göre daha yüksektir.

Gizli Şeker Hangi Hastalıklara Yol Açar?

Belirtildiği gibi, gizli şeker tıbbi literatürde pre-diyabet yani diyabet öncesi olarak tanımlanmaktadır. Tip 2 Diyabet hastalarının önemli bir kısmının pre-diyabet sürecinden geçtikleri bilinmektedir. Ancak gizli şeker hastalığının taşıdığı tek risk bu değildir. Söz konusu süreç, kardiyovasküler hastalıklara yani kalp ve damar rahatsızlıklarına sebep olabilir. Bu hastalığa yakalanan kişilerin kalp krizi geçirme oranlarının yüksek olduğu bilinmektedir.

Gizli Şeker Tedavisi

Gizli şeker, genellikle yanlış beslenmeye ve fazla kilolara bağlı olarak gelişir. Bu durumda, hastalığın tedavisi için fazla kilolardan kurtulmak gerekir. Diyet, tedavinin en önemli aşaması olarak kabul edilmektedir. Pre-diyabete sebep olan kilo fazlalığından kurtulmak için, kan şekerini yükseltmeyen, glisemik indeksi düşük gıdalardan oluşan bir diyet programı gerekmektedir. Beslenme düzenindeki değişikliğin gizli şekeri büyük ölçüde önlediği tespit edilmiştir.

Egzersiz de tedavinin en önemli unsurlarından biridir. Yapılan araştırmalar, haftada en az 150 dakika egzersiz yapan kişilerde gizli şekerin Tip 2 diyabete dönüşmesinin önlendiğini göstermektedir. Düzenli uyku da egzersiz sürecinin bir parçası olarak kabul edilmelidir. Hareketsizliğin pre-diyabete sebep olan sebeplerden biri olduğu bilinmektedir. Bu durumda, egzersizin en az beslenme kadar önemli bir faaliyet olduğunu belirtmek faydalı olacaktır.

İlaç kullanımı da gizli şeker tedavisinin önemli bir parçasıdır. Fakat diyet ve egzersiz programına uyulmadığı sürece, ilaçlar istenen etkiyi göstermeyecektir.

Tedavi Sürecinden Sonra Yapılması Gerekenler

Gizli şeker, koşullara bağlı olarak tekrarlayabilen bir hastalıktır. Diyabet gibi, hormon dengesizliğine bağlı olarak ortaya çıkar ve aynı koşullar tekrar görüldüğünde nükseder. Bu yüzden, riski tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Eğer hastalıktan korunmak isteniyorsa, hastalığa sebep olan koşulların ortadan kaldırılması gerekir.

Diyabeti ve pre-diyabeti önleyebilmenin yolu sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesinden geçer. Hareketsizlik, dengesiz ve yanlış beslenme yalnızca gizli şeker hastaları için değil, herkes için tehlikelidir. Bu durumlardan korunmak için gizli şekere sebep olan gıdalardan ve yaşam tarzından soyutlanarak, sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek gerekir.

ve diyabetin klasik bulguları görülmez. Bununla birlikte bu kişilerin, Tip 2 diyabet için en riskli grupta olduklarından, yaşam biçimlerini yeniden düzenlemeleri gereklidir.