Şeker Hastalığında Vücut Bakımı
VÜCUT
BAKIMI
Şeker Hastalığında Vücut Bakımı
VÜCUT
BAKIMI
Anasayfa Şeker Hastalığı Şeker Hastalığında Vücut Bakımı

Şeker Hastalığında Vücut Bakımı

Diyabet tedavisi olmayan, ancak iyi bir bakımla kontrol altında tutulabilen kronik bir hastalıktır. Kan şeker seviyesi ne kadar iyi kontrol altında tutulsa da uzun dönemdeki komplikasyonlar genelde kaçınılmazdır. Hangi komplikasyonun daha belirgin ortaya çıkacağı kişiler arasında farklılık gösterir. Bunların çoğu kan dolaşımı ile ilgilidir. Damarlar adeta kolalanmış gibi sertleşmiş, kan elemanlarının fonksiyon kabiliyeti azalmıştır. Etkilenen organa göre farklı hastalık profilleri ortaya çıkar. Böbreklerde nefropati, gözlerde retinopati, el ve ayaklarda nöropati veya diyabetik ayak bunlardandır.

PARMAK, EL, AYAK KESİLMESİ

Diyabetli hastaların hastane başvurularının yüzde 20’sinin nedeni ayak sorunları oluşturmaktadır. Genel toplumda uygulanan ayak kesme ameliyatlarının yüzde 50-70 kadarının diyabetli hastalarda olduğu saptanmıştır. Parmağı kesilen bir diyabetlide, ikinci bir kesme ihtiyacı riski 2 yıl içinde yüzde 50 olmaktadır. Diyabetlilerin sadece yüzde 30’u tamamen ayak sorunlarında uzaktır ve en azından yüzde 15’inde ayaklarında yara açılmaktadır.

DİYABETİK AYAK GELİŞİMİNİN NEDENİ ÜÇ ANA NEDENİ

Damarsal yapılarda bozulmalar (Anjiopati)

Kan kimyasında değişimler (Hemoreolojik)

Periferik sinirlerde bozulmalar (Nöropati)

Damarsal yapılarda bozulmalar (Anjiopati)

DAMARSAL YAPILARDA BOZULMALAR (ANJİOPATİ)

Eskiden diyabetli hastaların kılcal damarlarında bozulma olduğu ve bu nedenle yara geliştiği ve gelişen yaraların ve kesi hatlarının iyileşmediği düşünülürdü. Yapılan çalışmalar bunun doğru olmadığını göstermiştir. Bu hastalarda damarsal sorun vardır, ancak küçüklerde değil büyük çaplı damarlardadır. Diyabetik ayaklarda gelişen damar tıkanmaları genelde diz çukurunun hemen altındaki büyük damarlarda olmaktadır. O nedenle bu hastalarda bu seviyedeki damarların açıklığı renkli dopler ultrasonografi veya anjiografi ile değerlendirilmelidir. Eğer yeterli açıklık ve fonksiyon varsa, yaranın ana nedeni damarsal değildir demektir.

KAN KİMYASINDA DEĞİŞİMLER (HEMOREOLOJİK)

Diyabetli hastalarda tüm sistemlerde olduğu gibi kan ve bağışıklık hücrelerinde de kısmen fonksiyonlarda bozulma vardır. Kan hücreleri sertleşmiştir ve kılcal damarlardan geçmesi güçleşmiş, dolayısıyla oksijen taşıma sistemi bozulmuştur. Bağışıklık hücrelerinde fonksiyon zaafiyeti, enfeksiyonlara duyarlılığı artırmıştır.

PERİFERİK SİNİRLERDE BOZULMALAR (NÖROPATİ)

Tüm bu etkenlerin yanında bu hastaların ayaklarında yara gelişmesinin ana nedeni diyabetik nöropatidir.

DİYABETTE AYAKLARI KORUMANIN 18 YOLU

Şeker Hastalığında Vücut Bakımı

Küçük bir kesik bile çok ciddi sonuçlara yol açabileceği için diyabet ayaklarınız açısından tehlikeli olabilir. Diyabet ayaklarınızın hissizleşmesine neden olan sinir hasarına yol açabilir. Diyabet aynı zamanda ayaklara kan akışını da yavaşlatabileceği için yaraların iyileşmesini zorlaştırabilir ya da enfeksiyon direncini azaltabilir. Tüm bu sorunlar nedeniyle ayakkabınızdaki yabancı bir cismi fark edemeyebilirsiniz. Sonuç olarak ayağınız kabarır ya da yara olur. Bu da amputasyona (bir uzvun kesilmesi) kadar gidebilecek olan enfeksiyon ya da iyileşmeyen yaralara yol açar.  

Prof. Dr. Alper Çelik, ayak parmağı, ayak ya da bacağı kaybetmekle sonuçlanabilecek ciddi ayak sorunlarının önüne geçmek için yapılması gerekenler hakkında şu bilgileri verdi:

DİYABETİNİZİ KONTROL ALTINDA TUTUN

Kan glikoz seviyesini hedeflediğiniz aralıkta tutmak için sağlık bakım ekinizle çalışın.

HER GÜN AYAKLARINIZI KONTROL EDİN

Her gün ayak kontrolü için belli bir zaman ayırın. Çıplak ayakta kırmızı lekeler, kesik, şişme, çatlak, yaralanma, kızarma ya da tırnak problemi olup olmadığını görmek için her gün kontrol yapın. Ayak tabanını görmek için büyüten el aynası kullanın ya da birinden yardım isteyin. Dikkatinizi çeken bir şey olursa doktorunuza başvurun.

AYAKLARINIZI HER GÜN ILIK SUYLA YIKAYIN

Ayaklarınızı her gün yıkayarak temiz tutun. Yeni doğan bebeklerin yıkandığı ılık su sıcaklığına su ile ayaklarınızı yıkayın. Ayaklarınızı sıcak suyla yıkamayın. Kurularken özellikle ayak parmaklarının arasının nemli kalmamasına dikkat edin.

AYAKLARINIZI NAZİKÇE YIKAYIN

Yumuşak bir sabun bezi ya da sünger kullanın. Ayak parmaklarının aralarını yumuşak hareketlerle yavaşça silerek dikkatle kurulayın.

PARMAK ARALARINI NEMLENDİRMEYİN

Ayak derisinin yumuşak ve pürüzsüz kalmasını sağlayın. Kuru cildin neden olacağı kaçınma ya da çatlaklara karşı ayak derisini nemlendirici krem sürün. Fakat mantar enfeksiyonu oluşmasını önlemek için ayak parmakları arasını nemlendirmeyin. Ayaklarınızın üstünü ve altını kalın bir tabaka cilt losyonu ile ovun. Ayak parmaklarının arasına bu losyondan sürmeyin.

AYAK TIRNAKLARINI DİKKATLİ BİR ŞEKİLDE KESİN

Tırnakları düz kesin ve kenarları törpüleyin. Tırnakları çok kısa kesmeyin. Bu ayak tırnaklarının deri altına doğru büyümesine neden olur. Tırnaklarınızla ilgili sorunlarınız varsa doktorunuza danışın.

NASIRI KENDİ BAŞINIZA TEDAVİ ETMEYE KALKIŞMAYIN

Banyo cerrahisi ya da nasır yakısı gibi şeyler kullanmayın. Gerekli tedavi için doktorunuza başvurun.  

HER ZAMAN ÇORAP VE AYAKKABI GİYİN

Asla yalın ayak yürümeyin. Ayağınıza tam oturan ve onu koruyan rahat ayakkabılar giyin. Ayakkabınızı giymeden önce içini kontrol edin. Ayakkabı tabanının düz olduğundan ve içinde bir şey bulunmadığından emin olun. Temiz ve kuru çorap giyin: Çoraplarınızı her gün değiştirin.

DİYABETLİLER İÇİN ÖZEL ÜRETİLMİŞ ÇORAPLARDAN ALMAYI DÜŞÜNÜN

Bu çoraplar fazladan yumuşaktır, lastik yoktur, ayak bileğinden yukarıdadır ve ciltten nemi uzaklaştıran liflerden yapılmıştır.

UYURKEN ÇORAP GİYİN

Gece ayaklarınız üşüyorsa çorap giyin. Asla ısıtıcı ped ya da sıcak su torbası kullanmayın.

GİYMEDEN ÖNCE AYAKKABINIZI SALLAYIN VE İÇİNİ KONTROL EDİN

Unutmayın, ayağınız içerideki bir taşı ya da yabancı cismi hissedemeyebilir, bu yüzden ayakkabınızı giymeden önce her zaman içini kontrol edin.

AYAKLARINIZI SICAK VE KURU TUTUN

Yağmurda ya da karda ayaklarınızın ıslanmasına izin vermeyin.  Kışın sıcak tutan çoraplar ve ayakkabılar giyin.

AYAĞINIZI SICAKTAN VE SOĞUKTAN KORUYUN

Plajda ve sıcak yollarda ayakkabı giyin. Ayağınızı sıcak suya sokmayın. Su sıcaklığının, bebek banyosu ılıklığında olup olmadığını kontrol edin. Asla sıcak su torbası, ısıtıcı ped ya da elektrikli battaniye kullanmayın. Farkında olmadan ayağınızı yakabilirsiniz.

AYAK TABANINDA TER ÖNLEYİCİ KULLANMAYI DÜŞÜNÜN

Ayaklarınızda aşırı terleme varsa bu iyi bir çözüm olabilir.

ASLA YALINAYAK YÜRÜMEYİN

Evde bile! Her zaman ayakkabı ya da terlik giyin. Bir şeye basıp ayağınızın yaralanmasına neden olabilirsiniz.

AYAKLARINIZA KAN AKIŞI OLDUĞUNDAN EMİN OLU

Otururken ayaklarınızı yükseğe kaldırın. Ayak parmaklarınızı hareket ettirin ve ayak bileklerinizi yukarı aşağı 5 dakika boyunca günde 2 ya da 3 kez oynatın. Uzun süre bacak bacak üstüne atmayın. Sigara kullanmayın.  

SİGARA KULLANMAYIN

Sigara ayaklarınıza kan akışını sınırlandırır.

DÜZENLİ AYA MUAYENESİ YAPTIRIN

Düzenli olarak ayak ve ayak bileği cerrahını ziyaret etmek, diyabete bağlı komplikasyonların gelişmesini önlemeye yardımcı olacaktır.

ŞEKER HASTALIĞINDA VÜCUT BAKIMI

Sinirler, omurga içindeki omurilikten başlayarak ayak ve parmak uçlarına doğru ilerlerler. İlerledikleri yol boyunca bazen dar anatomik yerlerden geçerler. Dirsek (kubital) ve bilek (karpal) tünelleri el sinirleri için örnektir. Bacaklarda ise ayak bileği (tarsal) tüneli en fazla sıkışmanın olduğu yerdir. Bazı kişiler, tünelleri doğuştan daha dar olduğundan veya tünel içinde fazladan kas dokusu gibi nedenlerle sinir sıkışmasına meyillidirler. Ancak diyabetikler, iki önemli nedenden dolayı bu tünellerde sinir sıkışmasına çok daha fazla maruz kalırlar.

Diyabetiklerde basıya duyarlılığın birinci önemli nedeni, sinirlerinin şişmesidir. Sinir dokusu içine giren bol miktarda glikoz şekeri bir başka şeker olan sorbitole dönüşür. Sorbitol kimyasal özelliğinden dolayı kendine su çeker ve sinir dokusu su ile şişer. Şişen bir sinirin zaten dar olan alanlarda kolayca basıya maruz kalabileceği hipotezi de eskiden beri bilinmektedir.

İkinci neden diyabetik sinirlerde taşıma sisteminin bozulmuş olmasıdır. Normalde sinir gövdesi ile ucu arasında bilgi alışverişi kimyasal maddelerin sinir içinde tubulin denilen yapılar vasıtasıyla taşınması ile olur. Diyabetiklerde bu taşıma sistemi bozulmuştur. Eğer sinir bir yerde sıkışmaya bağlı tahrifata uğramışsa, o yerin tamiri için bu taşıma sistemi ile gerekli materyallerin gelmesi gerekir. Taşıma sistemi bozulursa artık sinir kendini onaramaz ve hafif bir bası bile ağır bulgulara sebep olabilir.

Şeker Hastalığında Vücut Bakımı

Diyabetik hastalarda nöropati çok farklı şekillerde ortaya çıkabilirse de sıklıkla görülen şekli önce ayakların sonra da ellerin tutulmasıdır. Genellikle, el ve ayak parmak uçlarında uyuşma ve karıncalanma hissedilir. Başlangıçta bu şikayetler ara sıra ortaya çıkarken, zamanla sabit hale gelirler. Bu sıkıntılar artarak uykuları bozmaya, uykudan uyandırmaya başlar. Uzun zaman sonrasında ayaklardaki uyuşukluk o kadar artar ki, ayakkabıların ayağı sıktığı, suyun sıcaklık derecesi hissedilemez hale gelir. Ayrıca el ve ayaklarda kuvvet kaybı da olur.

Nöropati ilerledikçe ağrı ile birlikte duyu kayıplarının yanında, aldıkları uyarıların azalması nedeniyle kas erimesi de başlar. Bu durum belirgin deformitelerle sonuçlanır. Elde sinir yaralanmaları sonucunda oluşan pençe el deformitesine benzer şekilde ayaklarda pençe deformitesi oluşur. Bu deformite gelişince ayağa binen yük ayak parmaklarında, metakarp başlarında yoğunlaşır. Bu aşırı yük, bu bölgelerde yara açılmasıyla sonuçlanır. Son dönemlerinde ise adale desteğinden yoksun kalan ayak tabanı çöker ve sallanan koltuğa benzer bir ayak oluşur. Bu hale gelmiş ayakta artık her an yara açılabilir ve geri dönüşü de imkansızdır.