Şeker hastalığı ya da bir diğer adı ile “diyabet” günümüzde pek çok kişinin sorunu olan, çeşitli sebeplerden kaynaklanabilen ve aynı zamanda farklı türleri olan bir hastalıktır. Şeker hastalığı genel anlamda pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi ya da üretilmiş olan insülinin vücut tarafından olması gerektiği gibi kullanamamasıyla oluşmaktadır.
Şeker hastalığına sahip bireyler, günlük hayatlarında pek çok farklı problemle karşılaşmaktadır. Buna göre şeker hastalığı her anlamda hayat kalitesini etkilediği bilinen bir komplikasyondur. Bununla birlikte diyabetli kişilerin mutlaka özel bir beslenme programına uyması gerekecektir.
Şeker hastaları düzenli ölçeklerde şeker düzeylerini ölçmeli, birçok ilaç kullanmalı ve her an bir soruna sebep olabilecek olan bu hastalıkla yaşamalıdır. Bu sebeple de şeker hastalığına bir çözüm olarak şeker hastalığı ameliyatı önerilmektedir. Bu ameliyatı olmaya uygun olan hastalar, birkaç küçük prosedür sonrasında şeker hastalıkları ile kolayca baş etmenin bir yoluna nail olurlar demek de mümkün olacaktır.

Şeker Hastalığı Ameliyatının Amacı Nedir?
Şeker hastalığı ameliyatının amacı, şeker hastası olan bireylere adeta bir çıkış yolu sunmaktır. Buna göre vücutta bulunan insülin direncinin ortadan kaldırılması amacı gütmektedir. Hormonların miktarı arttırılarak yapılan bu ameliyata uygun kişiler tip 2 diyabet hastalarıdır.
Tip 2 diyabet hastalarında bu ameliyat şu durumlarda uygulanmaktadır;
- Obezite
- Kan şekeri yüksekliği
- İlaç ve insülinlerin yeterli olmadığı durumlarda
Bu anlamda uygulanan bu ameliyat sayesinde bahsedilen yaşam standartları arttırılarak kalıcı bir çözüm sunulabilir. Metabolik cerrahi ismi ile geçen bu durumda yemek yeme miktarı düzenli bir seviyeye çekilir, böylece hormonların olması gerektiği gibi çalışmasına uygun bir ortam oluşturularak obezite sorunu giderilir. Vücutta halihazırda insülin bulunmadığı durumlarda bu ameliyat uygulanamamaktadır.
Kimler Şeker Hastalığı Ameliyatı Olabilir?
Kimler şeker hastalığı ameliyatı olabilir dediğimizde ise karşımıza çıkacak genel bir liste olacaktır. Bu anlamda ameliyatın birtakım riskleri olduğundan da bahsedebiliriz. Bununla birlikte her şeker hastası bu ameliyat için uygun görülmemektedir. Bu ameliyattan yararlanabilecek olan kişiler ise şu şekilde sıralanabilir;
- Ameliyatsız teknikleri denemiş ancak başarısız olmuş kişiler
- Pankreasın yeterli miktarda insülin ürettiği kişiler
- Şeker hastalığı sebebiyle onarılamayan veya ilerlemesi durdurulamayan doku hasarı bulunan kişiler.
- Vücut kitle endeksinin 25 ve 35 arasında olan kişiler
Bunların yanında hastalar detaylı bir muayeneden geçirilmektedir. Aynı zamanda 18 yaşını geçmemiş bireylerde bu ameliyat uygulanamamaktadır.
Tip 1 Şeker Hastalarına Neden Ameliyat Uygulanamaz?
Tip 1 şeker hastalarında neden şeker hastalığı ameliyatı uygulanamaz dediğimizde bu sorunun kesin cevabı insülin dengesi olacaktır. Bu ameliyatın yapılabilmesi için pankreasın yeterli bir miktarda insülin üretebiliyor olması gerekecektir.
Şeker Hastalığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Şeker hastalığı ameliyatı nasıl yapılır dediğimizde ise bu ameliyatın yapılabilmesi adına çeşitli ve farklı yöntemler ortaya atılsa da genel anlamda ameliyatlar belirli adımlar izlenerek uygulanmaktadır. Buna hitaben ameliyatın gidişatında ilk olarak kapalı bir şekilde uygulandığından bahsetmemiz gerekir.
Ameliyat sırasında 4 ya da 6 adet olmak üzere açılan küçük kesitler ile birlikte vücut içerisinde gıda alımının azaltılması adına iştahın azaltılmasını oluşturan yöntemler uygulanır.
Bunun yanında yenilen yiyeceklerin direkt olarak bağırsağa ulaşmasını sağlayacak çeşitli yollar denenmektedir. Bunlar adeta bir kestirme yol olarak adlandırılabilir ve şeker hastalığı tedavisinde su götürmez bir yeri vardır.
Farklı Metabolik Cerrahi Ameliyatları Nelerdir?
Metabolik cerrahi ameliyatları yalnızca şeker hastalığı ameliyatları değildir. Buna göre farklı ameliyatlar da, tip 2 şeker hastaları için uygulanarak hayatın kolaylaşmasını sağlayabilmektedir. Farklı şekillerde ve farklı prensiplere dayandırılacak şekilde yürütülen bu ameliyatlar şu şekilde sıralanabilmektedir;
- Gastrik By-Pass
- Tüp Mide Ameliyatı
- Transit Bipartisyon
- İleal İnterpozisyon
Metabolik cerrahi ameliyatları sayesinde tip 2 diyabet hastaları için yeni bir kapı açılabilmektedir. Böylelikle daha düzgün bir beslenme ile farklı sorunların da önüne geçilebilmektedir. Bu anlamda vücut sağlığının en üst düzeyde olması hedeflenebilir.
Şeker Hastalığı Ameliyatı Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Şeker hastalığı ameliyatı öncesi dikkat edilmesi gerekenlerden ilki kesinlikle pankreas depolarıdır. Bu anlamda insülin üretimi mutlaka vücutta bulunmalıdır. Bunun yanında kan testleri gibi çeşitli testler de istenebilecektir. Ek olarak hem fiziksel hem de psikolojik açıdan ameliyata hastanın hazırlanması gerekir.
Bunların yanında hasta, hekime kullanmakta olduğu tüm ilaçların bir listesini vermelidir. Bu anlamda detaylı bir tıbbi geçmiş raporuna ihtiyaç bulunmaktadır. Aynı anlamda ameliyattan önceki 1 haftalık süreçte kan sulandırıcı ilaçların ve aspirin kullanımının durdurulması gerekecektir. Bunun yanında alkol ve tütün ürünlerinin tüketimi de ameliyat öncesinde bulunmakta olan 2 haftada durdurulmalıdır.
Tüm bunların yanında hasta ve doktor iletişiminin olabildiğince açık olması gerekir. Her türlü detayın araştırılması ve bu anlamda ameliyat sırasında ya da sonrasında oluşabilecek risklerin elimine edilmesi gerekecektir.
Şeker Hastalığı Ameliyatı Sonrasında İyileşme Süreci Nasıldır?
Şeker hastalığı ameliyatı sonrasında iyileşme süreci açısından belirli noktalara dikkat edilmelidir. Bu anlamda özellikle iyileşmeye odaklanılmalı ve mutlaka beslenme alışkanlıklarına da dikkat edilmelidir.
Operasyon sonrasında ilk 15 gün içerisince yalnızca sıvı gıdalarla beslenilebilmektedir. Sonrasındaki 1 aylık dönemde ise püre şeklindeki gıdalarla beslenilir. Bu süre sonunda katı gıdalara geçiş yapılabilir. Bu süreçte ve sonrasında yenilen her türlü yiyecek tamamen sağlıklı ve taze olmalıdır. Mideye hazımsızlık verecek ya da herhangi bir farklı soruna sebep olacak gıdaların yenilmemesi gerekir.
Bununla birlikte yenilen yemekler kadar nasıl pişirildikleri de önemlidir. Aynı anlamda yağlı, kızartılmış ya da fazla tuzlu yiyecekler tüketilmemelidir.
Şeker Hastalığı Ameliyatının Avantajları
Şeker hastalığı ameliyatının avantajları dediğimizde karşımıza çıkacaklar genel anlamda vücudunuzun daha düzgün çalışmasını etkileyecek özelliklerdir. Böylelikle her şekilde daha iyi bir yaşam sürmeniz için şeker hastalığı kontrol altına almaya çalışılır. Buna göre şeker hastalığı ameliyatının faydaları şu şekilde sıralanabilmektedir;
- Ameliyat kapalı bir biçimde yapıldığı için iyileşme süresi azdır.
- Kapalı olarak yapılan ameliyatlar diğer ameliyatlar kadar ağrıya sebep olmazlar.
- Kan şekeri düzeyleri ilaçsız düzenlenebilir.
- Kilo vermede yardımcıdır.
- Metabolik bozukluklara çare olabilir.
- Hasta için hayat standartlarını yükseltir.
Bu anlamda pek çok faydası bulunan şeker hastalığı ameliyatlarını doktorlarınızdan gerekli bilgileri alarak, araştırarak ve elbette riskler ile faydaları karşılaştırarak olabilirsiniz. Böylelikle yüksek oranda başarı şansı olan bu ameliyat ile daha uzun ve sağlıklı yaşayabilirsiniz.
Şeker Hastalığı Ameliyatının Riskleri Bulunur Mu?
Şeker hastalığı riskli midir dediğimizde her türlü ameliyat için olduğu gibi bu ameliyatın da belirli riskleri olduğunu söylemek mümkün olacaktır. Bu anlamda farklı şekillerde ortaya çıkabilen risklerin belirli yüzdelik oranları da bulunmaktadır. Bu riskleri minimum düzeye indirmek için ise iyi bir doktor ve hastane seçilmelidir. Bu anlamda şeker hastalığı ameliyatının riskleri şu şekilde verilebilir;
- Kanama riski
- Pıhtı riski
- Darlık sorunları
- Kaçak olabilme sorunu
- Fıtık
- İshal
- Kusma
- Ağrı
- Ülser
- Reflü
- Bağırsak sorunları
Bu ameliyatın başarı şansı oldukça yüksektir. Buna göre risklere kıyasla şeker hastalığı ameliyatının başarı oranı %95 olarak hesaplanmıştır.
Tip 2 Diyabet Hastaları İçin Şeker Hastalığı Ameliyatı Şart Mıdır?
Genellikle ilaç gibi yöntemlerle tedavi edilebilen tip 2 diyabet hastaları, zaman zaman farklı sorunlarla karşılaşabilmektedir. Bu anlamda ilk olarak ilaç yöntemi denenmektedir. Ancak metabolizma ilaçlardan dolayı bazı bozukluklar geliştirebilir ve bu durum büyük ölçüde günlük hayatı etkiler.
Hem ilaçlarda yan etki oluşabileceği hem de bir süre sonra ilaçların yeterli gelmemeye başlayabileceği konuları göz önünde bulundurularak şeker hastalığı ameliyatı iyi bir seçim olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha farklı sorunlar ortaya çıkmadan bu ameliyat ile şeker hastalığına müdahale edilebilmektedir.
Şeker Hastalığı Ameliyatı Fiyatları Nasıldır ve Nelere Göre Değişiklik Gösterir?
Şeker hastalığı ameliyatının fiyatları ise farklı kriterlere bağlı olarak değişiklik gösterebilecektir. Bu anlamda özellikle birkaç küçük detay öne çıkmaktadır. Şeker hastalığı ameliyatı fiyatı için değişikliğe sebep olabilecek etkenler ise şu şekilde sıralanabilmektedir;
- Ameliyat yöntemi
- Hastane
- Doktor
- Testler
- Muayene
- Ameliyat sırasında kullanılanlar
- Hastanede yatma süresi
Tüm bunlarla birlikte özellikle ameliyatın türü farklılıklar gösterebileceği için çeşitli fiyatlandırmalar uygulanabilmektedir. Bu anlamda sizin için en uygun olacak ameliyat türünü doktorunuz belirleyecektir. Bununla birlikte doktorunuzun uzman olmasına da dikkat etmeniz gerektiğini tekrar vurgulayabiliriz. Ne kadar uygun fiyatlı çalışmalar yapılsa da aynı zamanda hastane ve doktorun güvenirliğinden de emin olmanız gerekecektir. Böylelikle sizin için avantaj sağlayacak bir ameliyat olabilirsiniz.
Son dönemlerde gerek basılı, gerek görsel medyada kendine yer bulan Şeker Hastalığı Ameliyatı‘nın tıbbi uygulamalar dahilinde karşılığı bulunmamaktadır. Halkımızın daha kolay anlaması ve bazı kişisel kaygılar nedeniyle ortaya çıkan Şeker Hastalığı Ameliyatı, tıp dünyasında Metabolik Cerrahi uygulamaları kapsamında ele alınmaktadır. Şeker Hastalığı Ameliyatı ortaya çıkışı DS (Duodenal Switch) ve BPD (Biliopankreatik Diversiyon) gibi ince barsakların çok önemli bir bölümünün yiyecek girişine kapatılarak devre dışı bırakıldığı obezite ameliyatlarından köken alır.
Metabolik Cerrahi’nin obezite ameliyatlarından en önemli farkı ince barsakların bypass işlemi ile devre dışı bırakılmaması, bir yer değiştirme (transpozisyon/interpozisyon) işlemi ile hormonal değişimlerden faydalanma prensipleri üzerine kurulmuş işleyiş mekanizmasıdır. Bir diğer fark ise Metabolik Cerrahi uygulamalarının ciddi kilo problemi olmayan tip 2 diyabet hastalarında da kilo kaybından bağımsız olarak bu hormonal düzeni değiştirebilme ve bu sayede kan şekeri kontrolü üzerine olan olumlu etkileridir. Bu maksatla klinik pratikte uygulanmakta olan 2 temel metabolik cerrahi uygulaması vardır. Bunlardan ilki İleal Transpozisyon (IT), ikincisi ise Transit Bipartisyon (TB) ameliyatıdır.
IT işlemi daha düşük Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değerlerine sahip tip 2 diyabet hastalarında dahi güvenli olduğu ve efektif neticeleri olduğu gösterilmiş bir operasyon tekniğidir.
Her iki ameliyatta da kombine işlemler uygulanır. Bunlardan ilki bir mide tüpleştirme / tüp mide uygulamasıdır. Bu işlemin 3 temel nedeni vardır:
1) Midenin çıkarılan kısmından salgılanan Ghrelin ismi verilen iştah artırıcı madde miktarının azaltılması (Ghrelin bir hormon değildir. Büyüme Hormonunun reseptör düzeyinde etkinliğini sağlayan ara moleküldür).
2) Mide boşalma hızının artırılarak yiyeceklerin ince barsaklara daha hızlı bir şekilde geçmesinin sağlanması ve ince barsak kaynaklı hormonların aktifleşerek tokluk hissinin daha erken dönemde ortaya çıkması.
3) Şayet mide küçültmesi yapılmadan sadece ince barsaklarda yer değiştirme işlemi yapılırsa ortaya çıkması muhtemel mide genişlemesinden kaçınılması.
Sonuçta nihai etki midenin tüpleştirilmesi ve bu sayede kalori alımının azaltılması, yemeklerin sindirimin erken fazında ince barsağın son kısmı ile temas etmesi sonucu olumlu hormon düzeylerinde artış ve oniki parmak barsağının devre dışı bırakılması ile elde edilen olumsuz hormonların etkinliğinin azalmasının kombinasyonudur. Olumlu hormonlardaki artış sadece insülin etkinliğini artırmaz, iştah kesici ve düzenleyici hormonların artması nedeniyle erken tokluk hissinin ortaya çıkmasına ve yemek tercihlerinin de değişmesine neden olur.
TB ameliyatında oniki parmak barsağı devre dışı bırakılmaksızın yiyeceklerin bu kısma geçişi kısıtlanarak hem emilim bozuklukları azaltılır hem de IT gibi komplike bir işleme gerek kalmaz. Ne var ki, TB ameliyatının etkinliği sadece obez tip 2 diyabet hastalarında gösterilmiştir. Ciddi kilo problemi olmayan hastalarda henüz bu etkinlik gösterilmemiştir. TB işleminin en önemli avantajı tüm ince barsak bölümlerinden yiyecek girişinin devam etmesi ve oniki parmak barsağının devre dışı bırakılmamış olması nedeniyle olası safra kanalı müdahalelerinin kesintiye uğramaksızın devam edebiliyor olmasıdır.



